1 question
Ocak 6th, 2010 § Yorum yapın
Yeni yıl atmosferinden yakamı sağ salim kurtarmayı başardım: Bu da geçti ya hu. Bu dönemde internette fazla zaman geçirdiğimden olacak, bir ara kutlamalar hiç bitmeyecek sanmıştım. Eğlenmeye silah zoruyla mahkum edilmiş, geçen yıldan nefret eden, gelecek yıldan çok şeyler bekleyen, aşırı mutlu ay çok sevinçli histerik manyakların yarattığı havada az kalsın kendime yabancılaşıyordum. İnsan “peki ama BEN nasıl hissediyorum” diye bile soramıyor bazen kaptırıp gidince. Duyguların sel olup aktığı böyle dönemlerde kafamı göbeğime gömmek hayatımın geri kalanına öyle devam etmek istiyorum. Biraz samimiyet biraz sükunet olsa, insanların eli kolu bi rahat dursa, cross fade olsa yıllar biterken.
Şu bloga da daha altı üstü iki yazı yazdım, ikisinde de birilerinden şikayet ediyor durumdayım. Beni bu hale düşürenler utansın. Ben de biraz bu aksi ihtiyar tavırlarına ara vereyim.
Geçen yılla ilgili bir şeyler yazacağım diye bitirmişim en son. Biraz düşündüm, yaratıcı bir şey aklıma gelmedi, dümdüz bir kronolojiyi de sevimli bulmadım, kısaca yalan oldu. Yine de bu operasyondan tümden eli boş çıkmış da değilim. Geçen yılı düşünüp muhasebesini yapar, bir yandan da Feist dinlerken aklıma bir fikir geldi. İnsanlık için küçük ama benim için eğlenceli bir şey. “Azz sonra” basitliğine yakınsayacağım ama yapacak bir şey yok, zaten yakında bitirmiş olurum, yazarım burada.
Son zamanlarda beni etkileyen (belki haddinden fazla etkileyen) güzel şeylerden birini paylaşarak bitireyim yazıyı. Sevdiğim şeyler üzerine yorum yapmayı hiç becerememişimdir, o yüzden fazla konuşmamam gerekiyor.
İçten oldukları zaman insanları öyle bi seviyorum ki.