O köşe kış köşesi
Aralık 31st, 2009 § Yorum yapın
Bu ara bilgisayar ile başbaşa kaldığım bir dönemden geçiyorum. Açıkçası düşündüğüm kadar iyi gitmiyor -bu aslında biraz iyi bir şey. Geçmişte severek oynadığım ya da kendim oynamadığım ama hakkında çok iyi şeyler duyduğum BİR SÜRÜ oyun indirdim ama HİÇBİRİ eğlenceli gelmedi.
Biri ikisi hariç hiçbirini ikinci defa açmadım. Oyunlar beni hayal kırıklığına uğrattı. İçten içe seviniyorum gibi de aslında ama ne bileyim. Evet bu günün geleceğini biliyordum, bir yandan da fena şaşırdım. Oluyor ya bazen öyle, biliyorsun eninde sonunda karşına çıkacak bir şey var, farkındasın ama karşına çıkınca da mal gibi şaşırıyorsun. Okulun bitmesi mesela öyle biraz benim için. Neyse o başka konu.
Oyunlarda aradığımı bulamayınca internete daldım.
Bir süredir türkçe bloglarla haşır neşir oluyordum. Son birkaç günde biraz daha ilerleyip stumbleupon-twitter-friendfeed üçgenine girdim. Twitter’daki ünlüler çorbasına dalıp friendfeed’i mesken edinmiş, siberciler olarak tabir ettiğimiz bilogcu – teknolojici – reklamcı – PRcı – herşeyitakipeden – neişyaptığıdoğrudüzgünbelliolmayan insanlar topluluğunu biraz takip ettim.
Gördüklerimi sevmedim. Daha açık konuşayım: Afakanlar bastı. Çalışma hayatına ufak bir umudum, üç kuruşluk bir iç huzurum vardı o da gitti. Acayip insan tipleri, garip garip çıkar ilişkileri. Onu kötüleyen bunu çekiştiren berikine laf sokan sonra ayak üstü kavga edip bir anda barışıveren, egoları dağlardan büyük, görünüşte ufukları sonsuz ama yarattıkları artı değer sıfır insanlar. Balondan kanaat önderleri, “tanırım iyi çocuktur” kartvizitiyle ortaya saldıkları kendilerinden daha yetersiz piyonları. Yazdıkça içim daraldı yine üf.
Kafamdaki resmi, eğlenceli, ceket-kravat’a karşı kot-tişört cephesinde yer alan, esnek, gülümseyen, kötünün-iyisi sevimli bir evrendi burası. Şimdi içimde bir köşede “bunlar bile böyleyse” diye başlayıp yankılanan sesler olacak. Beni rahat bırakmayacaklar. Kötü.
Küçükken astronot olmayı hayal ediyorduk, şimdi kendi küçük kıçımızı sağ salim kurtarsak, insan kalabilsek yetecek. Buna biraz üzülüyorum. Çok üzülmüyorum. Yani oturup sadece buna üzüldüğüm olmadı. Belki ilerde olur.
Yazı uzadıkça sonu dağılıyor. Toparlayamadım, dağınık kaldı. Sağlık olsun.
Not: Bloga yeni başladım ama her yeri saran yeni yıl atmosferine kayıtsız kalamıyorum. Yakında “geçen sene şöyle kötüydü böyle iyiydi” diye bişeyler yazacağım sanırım. Göreceğiz.